8 Aralık 2013 Pazar

İÇSEL SESSİZLİĞİ SAĞLAMAK (AYDIN AKIMSAR İLE TENİS)

Bir maç sırasında ,işlerin kötü gittiği bir anda, öncelikli olarak yapmanız gereken durup kendinizi dinlemektir.Büyük olasılıkla ,içinizde size karşı çalışan bir negatif iç konuşmanın hayretle bilincine varırsınız.İlk amacınız ise onu susturmak olmalıdır.Çoğu zaman bu olayın sadece farkına varmak bile yeterli olur.O'nunla baş etmenin zor olduğu haller için James Loehr'in bir önerisi var:'O'na 'sus' deyin,sustuğunu göreceksiniz' diyor.Her ne kadar bu,ilk bakışta aşırı bir inanç gibi gözükse de bilmelisiniz ki zaman bana  gerçekten işe yaradığını hep göstermiştir.Bunun sebebi,:korku,öfke gibi her türlü negatif enerjinin en önemli özelliğinin size sinsice yaklaşmak olmasıdır.Böyle bakınca sadece farkındalığın bile hemen her zaman işe yaramasının nedeni kolayca anlaşılır.İçsel sessizliği sağlamak sadece teniste değil hayatın her alanında sizin kurtarıcınız olacaktır.
KORTTA 40 YIL UYGULAMASI İÇİN TIKLAYIN

7 Aralık 2013 Cumartesi

MAÇ OYNAMANIN ÜÇÜNCÜ YOLU (AYDIN AKIMSAR İLE TENİS)

Bir tenis maçı oynarken yaygın olarak uygulanan iki tane taktik vardır.Hücum ve savunma.Aslında bu,hemen hemen tüm sporlar için geçerli.Tilden  bir kitabında  oyuncu tiplerini oyun planlarına göre sınıflandırır:Her topu çevirip hata bekleyen ‘yumuşak top ustası’ ve   topa çok hızlı vurarak sadece güce dayalı oynayan ‘saldırgan oyuncu’ tipi.Ancak esas işe yarayan ve profesyonellerin uyguladığı  üçüncü bir yol vardır:Zorlayıcı vuruş yapmak(forcing shot).Bu,karşı tarafı çeşitli şekillerde-bazen koşturarak,bazen topun spini,bazen de süratiyle zor duruma sokup zayıf bir top çevirmesini sağlamak amacıyla yapılan,dengeli,isabetli,çoğu zaman hataları  en aza indirgemek amacıyla  %75 hızda yapılan akıllı  bir vuruştur.Tenis bir amaç oyunu olduğu için de bu taktiği kullanan kişinin,oyun sırasında, hedefin, hemen  puanı bitirmek  veya sadece topu  geri göndermek değil,karşı tarafı  hataya veya zayıf bir cevap vermeye zorlamak olduğunu aklında tutması ve bu fikre odaklanması gerekir.KORTTA 40 YIL UYGULAMASI İÇİN TIKLAYIN

20 Eylül 2013 Cuma

ZORLUKLAR SİZE AVANTAJ SAĞLAR (AYDIN AKIMSAR İLE TENİS)


İleri seviyede tenis antrenmanı gerçekten yıpratıcıdır ve genç oyuncuları haliyle zorlar.Haftada otuzbeş saatin üzerinde uzun süreli çalışmalara dayanmak gerçekten zordur.Üstelik başarının hiç bir garantisi de yoktur.Buna ek olarak ,hava şartları,kortun zemini vs gibi diğer dış etkenler de çoğu zaman işleri daha da zorlaştırabilir.Kort üzerinde hayatın dayanılmaz olduğu bu gibi zamanlarda başarılı  olanlar, bütün bunlara rağmen  çalışmaya devam eden ve direnç gösterenlerdir.Borg Wimbledon'a hazırlanırken, kortun daha da hızlanması için çimleri sulatır ve  böylece kendini en süratli sahaya ve zor şartlara hazırlamış olurdu.Bazen  çok bozuk bir toprak kortta çalışmak sizin mükemmel bir sahada çok daha başarılı olmanızı sağlayabilir.Herşey size çok zor geldiği zaman yapılan hiç bir çalışmanın asla boşa gitmeyeceğini ve karşılığını mutlaka alacağınızı kendinize hatırlatın.Bu evrensel bir kuraldır.KORTTA 40 YIL UYGULAMASI İÇİN TIKLAYIN

kortta40yil@gmail.com

19 Eylül 2013 Perşembe

AGASSİ DURUŞU (AYDIN AKIMSAR İLE TENİS)

Bir tenis maçında kararların  yüzde kırkı anlık ,yüzde altmışı ise önceden alinmiş kararlardır.Anlık  kararlar çoğunlukla kaybettirir.Bütün zamanların en başarılı oyuncularından Andre Agassi'nin en büyük özelliklerinden biri de  çok basit bir hatadan sonra bile duruşunu bozmaması ve soğukkanlı ve kontrollü kalmasıydı.Bu yeteneği geliştirmek her genç oyuncunun öncelikli hedefi olmalıdır.Bu bir kere başarıldığında hem teniste hem de tüm yaşamda yüksek standartlara ulaşmak mümkün olur.Kararların gücünü kullanmak bunun yollarından biri olabilir.Çoğu genç oyunda puanın sonucuna bakıp ona göre anlık tepkiler verir ve duygusal olarak büyük iniş çıkışlar yaşarlar.Oysa daha akılcı olan önceden duruşu korumaya karar verip,ne olursa olsun sakin kalmaya karar vermektir.Bu, kişinin her durumda kendini yönetmesine yardımcı olur.Kendini yönetmek herşeydir ve Epiktetos'un dediği gibi:Kendini yönetebilen Dünyayı yönetebilir.'KORTTA 40 YIL UYGULAMASI İÇİN TIKLAYIN


kortta40yil@gmail.com

14 Eylül 2013 Cumartesi

ŞAMPİYON TOPRAKTA YETİŞİR (AYDIN AKIMSAR İLE TENİS)

Büyük şampiyonların çoğunun Avrupadan çıkması raslantı değildir.Bu ,toprak kort sayısının heryerden daha yüksek olmasıyla büyük ölçüde ilişkilidir.Yakın zaman kadar İngiltereden şampiyon çıkmıyordu.Daha sonra İngiliz oyuncular Fransaya gidip toprak sahada antrenman yapmaya başladılar.Tim Henman,Greg Rusedski gibi yıldızlar bu sayede yetişmiştir.Toprakta oyun daha yavaştır ve puanlar uzun sürer dolayısıyla başarılı olmak için zihinsel sağlamlık geliştirmeniz gerekir ki bu da başarının en önemli şartıdır.Fransa açık turnuvasının dünyanın en çok seyirci  çeken tenis olayı olması da yine bu heyecan faktörüyle ilgilidir.Rod Laver ilk kez Parise gelip  maç seyrettiğinde:'Oyun o kadar yavaştı ki top bir kez gidip gelene kadar o kocaman Fransız dondurmalarından bir tane yiyebilirdim.'demiştir. KORTTA 40 YIL UYGULAMASI İÇİN TIKLAYIN                                                                  kortta40yil@gmail.com

10 Eylül 2013 Salı

TENİS TARİHİNİN EN UZUN PUANI (AYDIN AKIMSAR İLE TENİS)

2013 Amerika Açık Djokoviç-Nadal finali çok uzun ralilere sahne oldu.Bunlardan özellikle ilgi çekenlerden ve Sırp oyuncunun kazandığı bir tanesi 54 vuruş sürdü ve maça damgasını vurdu.Hemen 1978 Fransa Açık finalini hatırladım.Borg ve Vilas o gün büyük bir rekor kırmış ve bir Grand Slam finalinde oynanmış en uzun rali olarak kayıtlara geçmiş olan 86 vuruşluk  bir puan oynamışlardı.Profesyonel tenis tarihinin en uzun puanı ise 1984 te Vicki Nelson ile Jean Hepner arasında Richmond 50000 $ ödüllü Viginia Slims turnuvasında 29 dakika süren 643 vuruşluk sayıdır.KORTTA 40 YIL UYGULAMASI İÇİN TIKLAYIN                                                                                    kortta40yil@gmail.com
.

16 Ağustos 2013 Cuma

NE TİP BİR OYUNCUSUNUZ? (AYDIN AKIMSAR İLE TENİS)

Dünya çapında bir tenisçi olmaya soyunmanın ne denli yourucu  bir iş olduğunu bilmeyen yoktur.En zor kısmı ise yıllarca süren bu antrenmanlar sırasında oyuncunun motivasyonunu ayakta tutmaktır.Tenisçiler zaman zaman fizlolojik ve psikolojik baskı altında kırılma noktasına gelir ve yaptıkları işi sorgulamaya başlarlar.Bir çoğu işi sürdüremez ya da vazgeçer.Böyle zamanlarda oyuncularıma hep ,hayatta yapılan hiç bir çalışmanın boşa gitmeyeceğini söyler ve çalışma odaklı olmalarını öğütlerim.Başarı odaklı yaklaşım kısa dönemde olası yenilgiler sebebiyle ,büyük ihtimalle hayal kırıklığına sebep olacaktır.Bir şampiyon, binlerce saat antrenman yapmış ve her yıl onlarca turnuva oynamış tenisçiler arasından ,çok sert bir rekabet ortamında  yetişir.Bu yüzden ancak  uzun vadeli düşünmek ve çalışma odaklı olmak sonuç verebilir.Burada antrenöre düşen görev antrenmanda ve maçta oyuncunun başarıdan ziyade çalışmasını övmektir.Bunun en iyi örneklerinden biri bu konudaki model alınması gereken tutumuyla Bollettieri dir.Matthew Syed Sıçrama adlı kitabında onun antrenmandaki örnek tutumunu uzun uzun anlatıyor.Daima kendinize şunu sorun:Çalışma odaklı mısınız yoksa başarı odaklı mı?Bu zor maratonda başarılı olmak için ne gerektiğini artık biliyorsunuz  KORTTA 40 YIL UYGULAMASI İÇİN DOKUNUN         .kortta40yil@gmail.com

15 Ağustos 2013 Perşembe

BİR BİLİMSEL GERÇEK

Tüm rahatsız edici duyguların ortaya çıkış sebebi bizim gerginliğimizdir.Rahatlamak gerginliği, dolayısıyla verebileceğimiz olası olumsuz tepkileri yokeder.Kaslar tamamen gevşekken insan, korku ,öfke,kaygı ve güvensizlik hissedemez.Bu gerçek bilimsel deneylerle kanıtlanmıştır.Fiziksel durumla  psikolojik durum tamamen birbirine paralel seyreder.Kasların rahatlamasıyla zihin de rahatlar.Daha önce bu blogda yayınladığım  zihinsel antrenman programının  otojenik çalışmalar bölümündeki uygulamalar bu konuda size çok yardımcı olacaktır.                                                                                                     kortta40yil@gmail.com

14 Ağustos 2013 Çarşamba

SHARAPOVA NEDEN BAĞIRIYOR?

Yıllardır çok insanın merak ettiği bir konu bu aslında.Ancak şimdiye kadar bu soruya tatmin edici bir cevap verilememişti. Bunu yapan başka oyuncular da var,örneğin Azarenka.Sonunda bununla ilgili bilimsel bir açıklama bulabildim.Maxwell Maltz 1968 de yazdığı muhteşem kitabı'Mutluluk Bir Alışkanlıktır'da bir araştırma sonucundan bahsediyor.Buna göre bir performans sırasında bağırmak gücü %15 arttırıyor.Oyuncular arasında çok minimal farkların olduğu zirve yarışında, bu,hiçte azınsanmayacak bir avantaj sağlar şüphesiz.Zaten hiç bir zaman bunu boşuna yaptığını düşünmemiştim.Bu bilgiye ulaşınca hemen uzak doğu dövüş sanatlarında kırış yaparken ustaların nasıl bağırdıklarını anımsadım.Belki de söz konusu araştırmanın da çıkış noktası budur.Ne de olsa geriye doğru düşünmek ve yaşam bilgeliği öğretisinden ders almak, muhakkak  hepimizin yaşamını mükemmelleştirecektir.                                           kortta40yil@gmail.com

13 Ağustos 2013 Salı

MERHABA


Tenise olan ilgi her geçen gün çığ gibi artıyor,hergün heryerde yeni kulüpler açılıyor.Bu oyuna gönül vermiş biri olarak kortta geçirdiğim 40+ yılda öğrendiklerimi sizlerle paylaşmak istedim.
Pekçok başarılı tenisçi ve antrenör yetiştirmiş biri olarak bunu kendime görev edindim.Umarım beğenir ve yararlanırsınız.
Aydın AKIMSAR

http://www.facebook.com/groups/herkesicintenis/?bookmark_t=group
İLETİŞİM İÇİN: kortta40yil@gmail.com

1 Haziran 2013 Cumartesi

İYİ BİR KOÇUN ÖZELLİKLERİ


Gerçek anlamda profesyonel tenis koçu olmak ,emek,çaba ve eğitim gerektirir ve çok zaman alır.İyi bir koçu değerli kılan pek çok özelliği vardır:
SABIR: En gerekli olan erdemdir.Özellikle gençlerle çalışmak çoğu zaman peygamber sabrı gerektirir ve koçun strese girmeden öğrencilerin ve kendinin enerjisini yönetmeyi bilmesi gerekir.
TEKNİK BECERİ:Koçun sürekli kendini geliştirmesi bu amaçla eğitim alması gerekir.Teknik beceriye sahip olmalı ve bunu öğrencisine aktarabilmelidir.En önemli referansı daha önce yetiştirdiği oyunculardır.
İLETİŞİM BECERİSİ:Koç bu yeteneğe sahip ise öğrencisi hızlı ilerler.Öğrencisiyle sürekli konuşmalı ve ondan ne istediği konusunda net olmalıdır.
TECRÜBE:Hiçbir şey tecrübenin yerini tutamaz.Çünki o,okulda öğrenilen bir şey değildir.Bunun için bu meslekte en az on yıl harcamış olmalıdır.Bu konuyu her zaman araştırın.
KARİZMA:Karizma ruhsal bir yetenektir ve tüm diğer ruhsal yetenekler gibi kesinlikle öğrenilebilir.Karizmatik bir koç oyuncusunu iyi analiz edebilir ve içgüdüsel olarak ona nasıl yardımcı olacağını bulabilir.Bu da bir çeşit 6. his sayılabilir.
POZİTİF ZİHİNSEL TAVIRLAR:İdeal koç hemen her zaman ve özellikle maç ve antrenmanda zor anlarda olumlu bir zihinsel tavır sergileyerek örnek olur.Mental olarak sağlamdır ve en önemlisi öğrencisini her zaman destekler ,ona cesaret verir.
Bu özelliklere sahip çok sayıda koçun varlığı bir ülke tenisini zirveye çıkartmak için gerekli olan en önemli faktördür.

30 Mayıs 2013 Perşembe

BAŞARI İÇİN NE GEREKİR?

Bir tenis maçında filenin öbür tarafında bir rakibin varlığı zafere ulaşmak için ruhsal yetenekler geliştirmenizi gerektirir.Cesaret,güven ve kontrol bunların en önemlileridir.Maçta herşey mümkündür.Disiplinli şekilde bu yetenekleri kullanmak belirsizliği azaltıp sizi galibiyete yaklaştırabilir.Bu yetenekleri zihinsel antrenmenla ve sahada zayıf rakiplerle maç yaparak geliştirebilirsiniz.Sürekli olumlu düşünmeli ve kendinize olan inancınızı arttırmalısınız.Özellikle kontrol  duygusu başarı için çok önemlidir.Maçta iki çeşit mücadele olur:lfiziksel ve zihinsel.Her iki alanda da forma girerek  istikrarlı sonuçlar almayı umabilirsiniz.Kortta yalnızsınız ve kendinizden başka kimse size yardım edemez.İşler kötü giderken moralinizi bozmayın, kendinizi tekrar tekrar her puanda mücadele etmeye hazırlayın ve direnç gösterin.Tenisin tamamen içsel bir oyun olduğunu asla unutmayın.

29 Mayıs 2013 Çarşamba

TENİSİN FAYDALARI.

Eğer bu spora bir kez gönül verdiyseniz harika bir seçim yaptığınızı bilmelisiniz.Yepyeni ve kaliteli bir yaşama adım atıyorsunuz .Tenis sizi stresten kurtarır,kalori yakmanızı sağlar ve forma sokar,bol bol su içer ve daha sağlıklı hissedersiniz,sizi sosyalleştirir ve size değerli bağlantılar bulur,ruhsal gelişim sağlar ve kendi üzerinizdeki kontrolünüzü arttırır, yaşam boyu sürecek muhteşem arkadaşlıklar başlatır,kafanızı boşaltır(o sarı top size doğru gelirken dünyadaki herşeyi unutursunuz),size yaşam stratejileri öğretir,doğru düşünme yeteneğinizi arttırır,başta esneklik ve denge olmak üzere bedensel yeteneklerinizi geliştirir ve elbette hepsinin en iyisi çılgınlar gibi eğlenmenizi sağlar,gülmeyi hatırlar ve anın tadını çıkarırsınız.Bırakın tenis en büyük tutkularınızdan  biri olsun.Bu oyunu sevin ve onun sizi hergün mutlu etmesine izin verin.                                                                       

28 Mayıs 2013 Salı

BİR İÇGÖRÜ GELİŞTİRİN


Bir tenis maçı aslında bir sinir harbidir.Djokovic'in de dediği gibi tenis çok zihinsel bir oyundur ve farkı yaratan baskıyla mücadele için ruhsal yetenek geliştirmek ve doğru zamanda döğru vuruşu yapmaktır.Peki bunu nasıl başarırsınız?:Sakin olmaya odaklanarak ve duygularla iligili bir farkındalık ve içgörü geliştirerek.Bir keresinde büyük bir şampiyona  bunu nasıl başardığını sorduğumda  bana şöyle cevap vermişti.'Oyun sırasında kendini dinle ve içindeki gürültüyü sustur'.Tıpkı James loehr'in dediği gibi.

27 Mayıs 2013 Pazartesi

EN İYİ OYUNUNUZU OYNAMAK İÇİN

Maçta ve antrenmanda en önemli amacınız  en iyi  oyununuzu  oynamak olmalıdır.Bunu başarmanın ilk ve en önemli şartı hiç şüphesiz sıkı çalışmaktır.Antrenmanın yerini hiçbir şey tutamaz,kendinizi tamamlanmış hisseder,kazanmayı hakettiğinize inanır,güven inşa edersiniz.Performans tenisinde başarılı olmak için haftada 40 saat antrenman yapmanız gerekir.
Bir başka yol zihinsel antrenmandır.Kafa ekranınızda kendinizi kortta her topa yetişirken ve mükemmel vuruşlar yaparken görün.Günde on dakikalık imgeleme oyununuzda harikalar yaratacaktır.
Spor psikolojisindeki bir diğer önemli metod    rol yapmak, bir  rol oynamaktır.Beğendiğiniz profesyonelleri sürekli seyredin ve oyunlarını zihninize kazıyın.Kaliteli tenis seyretmek hem size güzel duygular verip oynama isteğinizi arttıracak hem de zihinsel antrenmanın gibi büyük yarar sağlayacaktır.Aslında tenis seyretmek en büyük zihinsel çalışmadır.Çocuklar genelde profesyonelleri seyredip onların stillerini taklit ederek vuruşlarını geliştirirler. .



26 Mayıs 2013 Pazar

GÜVEN DUYGUSUNUN ÖNEMİ

Kendine güven konusu tamamen ruhsaldır ve ruhsal olan kesinlikle öğrenilebilir.Bu  duyguyu inşa etmek için algınızı düzenlemeyi öğrenmeniz gerekir.Bunun için geçmiş başarılarınızı hatırlayın.Güven başarı üzerine kurulur.Antrenman miktarını arttırmak aynı olumlu etkiyi yapacaktır.Pancho Gonzales'i hatırlayın.(Pancho Gonzales'in başarı planı başlıklı yazı) Kendinize gerçekçi hedefler seçerek onlara ulaştığınızda daha güvenli hissedersiniz.Guven duygusu  kendinize daha fazla değer vermenize sebep olur bu da tabi başarıyı arttırır.Beceri elbette önemlidir ama güven duygusuyla birleştiğinde ,işte o zaman iyi sonuçlar almayı ümit edebilirsiniz.

24 Mayıs 2013 Cuma

BÜYÜK BİR YENİLGİNİN ÜSTESİNDEN GELMEK

Hiç önemli bir maç kaybedip sonrasında yola devam etmek için gereken güven ve motivasyonu yeniden yakalamak için zorlandığınız oldu mu?Bu herkesin başına gelebilir.Federer bu konuda iyi bir örnektir.Wimbledonda Nadal'a beş sette (son set 9-7) kaybetmek acı verici olmuştu.
1-Herkes eninde sonunda kaybeder
Bu.bütün büyük oyuncuların başına gelir,sayısız örneği var.ANCAK BOZGUNU HAZMEDEBİLENLER ZİRVEDE KALIR. Bunun oyunun bir parçası olduğunu ve kabul edilmesi gerektiğini kendinize hatırlatın.Sizi zirveden uzaklaştıracak olan yenilginin kendisi değil sizin verdiğiniz olumsuz tepkidir.Duyguyu serbest bırakın ve tekrar başarılı olacağınızı kendinize hatırlatın.
2-Yenilgi tenis oynama becerinizi değil zihninizi etkiler.
Kendinizi çok kötü hissedip bir daha asla iyi oynayamayacağınızı düşünebilirsiniz.Oysa bu gerçek değildir.Öncesinde size maç kazandıran yetenekleriniz yerli yerindedir hatta gelişmiştir.Bir tek yenilginin gelecekte sizi kazanmaktan alıkoyacağını düşünmek mantıklı değildir.
3-En acı verici yenilgi en büyük öğretmeniniz olabilir.
Sampras 1992 de U.S Open finalinde Edberg'e yenildikten sonra nasıl Dünya Şampiyonu olacağını öğrenmesi gerektiğini söyledi ve sonrasında altı yıl üstüste Dünya bir numara olmayı başardı.Kontrolünüz dışındaki faktörlerle uğraşıp hayıflanmak yerine oyununuzu geliştirmeye çalışın.
Daha iyi bir oyuncu olmaya karar vermek bir seçimdir ve size başarıyı getirecek olan da budur.
Kaynak:www.tennismindgame.com


23 Mayıs 2013 Perşembe

UNUTULMAZ BİR WİMBLEDON FİNALİ.

1975 Erkekler Wimbledon finali bütün zamanların en ilginçlerinden biridir.Büyük şampiyon Connors'a karşı ilk iki seti 6-1 kaybeden Ashe mucizevi şekilde geri gelerek beş sette zafere ulaşmıştı.Maçın en ilginç yanı Ashe'in oyun aralarında gözlerini kapatıp bir trans durumuna geçmesi olmuş ve ne yaptığı çok merak uyandırmıştı.Ashe o anları şöyle anlatıyor:'Bana hep 'Meditasyon mu yapıyordun? diye sordular.Cevabım hem evet hem hayır.Evet ,çünki bu bir fiziksel ve ruhsal gevşeme tekniğiydi; hayır,çünki içimden herhangi bir mantra tekrarlamıyordum.Ben,ancak, fizik kondisyonum iyiyken,kafamda sağlam bir oyun planıyla oynadığımda ,maça mükemmel odaklandığımda ve davranışlarımı iyi kontrol ettiğim zaman performansımın en üst düzeye ulaşabildiğini öğrenmiştim.'

21 Mayıs 2013 Salı

EN ÖNEMLİ GÖREVİNİZ


Antrenman kampı isimli kitapta, yazar, öykünün bilgesine, öğrencisine hitaben, herkesin yaşamını aydıtlatmaya yardımcı olacak bir cümle söyletir:'Duygu ve düşüncelerinin her an farkında ol ve olumsuzu olumluyla değiştir.'Aslında bu hepimizin kendimize karşı en önemli görevlerinden biridir.Herşey bizim seçimlerinizle başlar ve hayatımız buna göre şekillenir.Tenisin insana verebileceği en büyük hediye budur:Düşünce ve duygu yönetimi.Sürekli farkındalık ve bu konuya odaklanmak,bunu amaçlamak her an yapmamız gereken öncelikli işimiz olmalıdır VE BAŞARININ ANAHTARIDIR.


12 Şubat 2013 Salı

STRES KONTROLU İÇİN

Stres kontrolünü öğrenmenin en iyi yolu antrenmanda maçtaki stres ortamını yaratmaktır.Bunun için geliştirilmiş özel testler ve alıştırmalarbu amaçla kullanılabilir.

8 Şubat 2013 Cuma

HERKES YENİLEBİLİR

Kaybetmeyi kimse sevmez.Bu çok doğal.Laver :’Maç kaybettiğim zaman benden yorum istendiğinde,rakibim benden daha iyi oynadı ve kazandı derdim’ diye anlatıyor,’O zaman kimse bir şey diyemez’ ve ekliyor:’Evet kaybetmekten nefret ederim ama sonuçta kazanmak ve kaybetmek hayatın bir parçasıdır.’Herkesin yenilebilir olduğunu düşünmek size maçta psikolojik bir avantaj sağlar,en iyisi ise rakibin kim olduğunu unutup sadece topla ilgilenmektir(PLAY THE BALL)-Avustralyalılar bu sebepten bir zamanlar yenilmesi çok zor oyunculardı- nihayetinde Dünya bir numaranın bile kötü gününde maç kaybedebileceğini unutmayın. Hz Muhammed(S.A.V)in Adba isimli güzel bir devesi vardı ve onunla yarışlara katılıp her seferinde kazanırdıi.Bir gün Bedevinin biri tarafından geçilince Müslümanlar üzüldüler.O zaman orada bulunanlara:’Yenilmezlik sadece ALLAH’ın üzerine bir haktır ‘dedi.Sanırım bu konuda başka söze gerek yok.

7 Şubat 2013 Perşembe

BİR ŞAMPİYONUN EN ÖNEMLİ ÖZELLİĞİ.

Büyük şampiyon Jimmy Connors Wimbledon’un merkez kortunda finalde turnuvanın en önemli puanlarından birini oynamaya hazırlanıyordu.Servis için yerini aldı,topu birkaç kez zıplattı ve delici bakışlarıyla rakibini süzdü.Sonrası çok ani oldu.Attığı servis inanılmaz bir hızla tam köşeye çarparak sayıya dönüşmüştü.Rakibi’Buz Adam’takma adlı İsveçli Bjorn Borg bir an durdu ve hiçbir tepki göstermeden öbür köşeye yürüyüp sonraki puan için tekrar servis karşılama durumuna geçti.Mesaj açıktı:Maç daha bitmedi ve ben hala ayaktayım.Connors duraladı,gözlerinde belli belirsiz bir şaşkınlık ifadesi kısa bir süre için de olsa belirip kayboldu.Rakibini biraz olsun etkilemeyi ummuştu. Maçın sonunda kupa Borg’un ellerindeydi ve seyirciler ancak son puan oynanıp bittikten sonra onun bir tepki verdiğini gördüler.Tam o anda diz çöktü ve başını öne eğdi, galiba ağlıyordu. İşte tenisin insana kazandırdığı en büyük özelliklerden biri budur:Früstrasyon toleransı,yani hayal kırıklığına dayanıklılık.Bu, ayni zamanda bir şampiyonun en önemli özelliğidir:Yani Dünya yıkılsa umursamamak.Başka bir deyişle,en azından olaylara karşı tepkisiz kalıp duygularını belli etmemek.Bu,teniste de,günlük hayatta da sizi daima zor durumlardan kurtarır ve bütün ruhsal durum ve davranışlar gibi herkes tarafından öğrenilebilir.BAŞINIZA GELEN ÖNEMLİ OLABİLİR AMA BUNDAN DAHA ÖNEMLİSİ OLAN BİTENE NASIL TEPKİ VERDİĞİNİZDİR.

6 Şubat 2013 Çarşamba

YETENEK BİR EFSANE Mİ?

Sıçrama isimli kitabın yazarı Matthew Syed'e göre: Evet.Ödüllü gazateci ve Olimpiyat madalyalı sporcu yazar sırf sahada değil ,genelde hayatta nasıl davrandığımızı inceliyor.En son araştırmalar ve örnek olayların ışığında ,yetenek,performans ve zeka konusundaki efsaneleri yerle bir ediyor. Herşey, ustalığa giden yolun on bin saatlik bir emek gerektirdiğini gösteriyor.Bollettieri'ye göre uzmanlaşmak için çaba göstermek ve gelişime açık bir zihne sahip olmak gerekir.Akademiye gelen öğrencilerin başarısı,onların zihin yapısının değişmesinin sonucudur.En iyilerin farkı,çok çalışmadan,müthiş bir disipline sahip olmadan ve yaptıklarının sorumluluğunu almadan başarılı olamayacaklarını anlamış olmalarıdır.

4 Şubat 2013 Pazartesi

ROLAND GARROS ŞAMPİYONU OLAN TÜRK

1956 Massachusetts doğumlu Ferdi Taygan Türk asıllı bir tenisçidir.O zamanki adıyla İstanbul Enternasyonal Turnuvasında teklerde final oynadı.Ama esas başarıyı çiftlerde göstermiştir.Partneri Sherwood Stewart ile 19 şampiyonluk kazanmıştır.1982 French Open şampiyonu olmuş ve çiftlerde Dünya 1 numaraya ulaşmıştır.

2 Şubat 2013 Cumartesi

HİÇBiR ŞEY İŞE YARAMADIĞI ZAMAN NE YAPMALI?

Rod Laver dünya çapında üne kavuştuktan sonra bir dönem çok maç kaybetmeye başlar ve çareyi ,çok şeyini borçlu olduğu ilk koçu Charlie Hollis’e danışarak bulmaya karar verir . Bu amaçla Avustralya’ya döner. Birlikte eski günlerdeki gibi sabah beşte kalkıp antrenmana başlarlar.Gerisini Laver anlatsın:’ Daha yeni başlamıştık ki Charlie durdu ve bana boyumu sordu.(1,60 tan biraz uzun)Senin boyunda oyuncular çok spin kullanmak zorundadır Rodney’ dedi. Bunu unutursan maç kazanamazsın ,en önemsilisi eğer bir şeyler ters gidiyorsa daima öğrendiğin temel kuralları tekrar hatırla.’Sonrası malum,Laver parlak günlerine geri döner.Bazen bir oyuncunuz temel kuralları unutup benzer sorunlar yaşayabilir. (Şu anda bu satırları yazmamın sebebi) O zaman yapmanız gereken ona, bunları tekrar hatılatmaktır .Aslında en önemli insanca hatalardan biri unutmaktır ve insanlar bunu bilmezler. Bu da başka bir yazı konusu.

1 Şubat 2013 Cuma

HAYATIN BEŞ ALANI VE TENİS

‘Keskin Kenar’ isimli kitabında Jeff Olson önem sırasına göre hayatın beş alanından bahseder.Bunlar:1.sağlık 2.kişisel gelişim 3.ilişkiler 4.para 5.hayata anlam katmak başlıkları altında kitapta incelenir. Tenisin bu alanlarda ne katkı sağlayabileceğine bir bakalım: SAĞLIK: Tenisle uğraşan insanların diğerlerine göre hem sağlık hem form bakımından genel olarak daha iyi durumda oldukları bilinen bir gerçektir. Aslında bu konuda fazla söze gerek yok. KİŞİSEL GELİŞİM: Özellikle çocukların sosyal davranışı öğrenmeleri için bir tenis kulübü mükemmel bir ortamdır. Tenis gençlerin zihinsel fiziksel ve duygusal gelişimlerine büyük katkı sağlar. İLİŞKİLER : Bir tenis kulübü gençler için iyi bir arkadaşlık ortamı ,yetişkinler için ise sosyalleşme ve iş ilişkileri kurma imkanı sağlar, iyi bir çevrede yaşayan gelir ve eğitim düzeyi yüksek insanlar birlikte daha iyi bir yaşam kalitesi yakalarlar. PARA: Tenis profesyonel bir spordur. Bu, işin içindeki herkesin para kazanması için fırsat yaratır .Hakem, oyuncu, antrenör hatta top toplayan çocuklar için dahi… Başarılı gençler eğitimleri için üniversite bursu bulurlar .(Benim de bui konuda pek çok öğrenciye katkım olduğu için kendimi çok mutlu hissediyorum.) Artık yurdumuzda pek çok insan hayatını tenisten kazanıyor. HAYATIN ANLAMI: Bir seminerde herkese yüz yıl sonra hatırlanmak için ne yapabilecekleri sorulmuş.(Keskin Kenardan) Bir an için Dünya çapında bir turnuvayı kazandığınızı düşünün, bu, adınızın tarihe geçmesi demektir. Böyle bir amaç uğruna onbinlerce insan olağanüstü çabayla yıllarını harcıyor. Zor ama imkansız değil. Yıldızları hedef alırsanız en azından ayı vurursunuz. Sonuç olarak tenisin herkese hayatın her alanında önemli avantaj sağladığını söyleyebiliriz.

30 Ocak 2013 Çarşamba

SONUÇ ODAKLI ÇALIŞIN

Bir tenis maçı antrenmanda kazanılır. Antrenmanda ter dökmeyen maçta kan döker. Çok çalışmak ama kaliteli ve bilinçli antrenman yapmak gerekir. Büyük antrenörler genelde oyunculara sonuç odaklı çalışma yaptırırlar. Yani teknik ve taktik konuları ikinci plana itip sonuçla ilgilenirler .Örneğin bir servis çalışmasında vuruşun tekniği yerine kalitesine-mesela yüzdesine, uzunluğuna. hızına-odaklanmak daha akıllıca olacaktır. Çünki bir oyuncu eğer maçta başarılı olmak istiyorsa ayni başarıyı önce antrenmanda göstermek zorundadır.

9 Ocak 2013 Çarşamba

İYİ HİSSETMEK HERŞEYDİR

Ne hissederseniz onu elde edersiniz. Dr.Joe Vitale
Glük yaşamda ve bir tenis maçında duygusal durumlar sonucu belirler.Daha önce ideal performans durumu ve enerjinin 4 halinden bahsetmiştik.Duyguların aslında enerji olduğu çok iyi bilinen bir gerçektir.Neşe,sevinç,istek,kendine güven,kararlılık yüksek pozitif enerji;öfke,yüksek negatif enerji;isteksizlik, düşük pozitif enerji;korku ise düşük negatif enerjidir.Yüksek pozif enerji örneğin kendine güven duygusuyla yapılan bir vuruş mükemmel sonuç verirken,korku yani düşük enerji zayıf vuruşlara,öfke abartılı hareketlere,düşük pozitif enerji durgunluğa sebep olmaktadır. Duygularını yönetmeyi öğrenen bir oyuncunun sahada ve hayatın her alanında büyük bir avantaja sahip olacağı kesindir.Zihinsel antrenman programları bu gerçeklerden yola çıkarak tasarlanmıştır.Duyguları yönetmek kesinlikle öğrenilebilir ve eğer başarıyı istiyorsak ,bu,birinci önceliğimiz olmalıdır.

8 Ocak 2013 Salı

ASLINDA KAYBETMEK YOKTUR

Pek çok genç oyuncu henüz tenis hayatlarının başlarındayken maç kaybetme ve rezil olma korkusuyla turnuvalarda büyük stres yaşarlar ve bu onların performansını çok olumsuz etkiler.Oysa kaçımız Novak Djokovic'in bundan on sene önce kaybettiği bir maçı hatırlarız?Geçmiş yenilgiler zirveye giden yoldaki basamaklardır ve başarıya ulaşınca unutulup gider.Aslında bir turnuva oyuncusu yaptığı her yolculukta,oynadığı her maçta deneyim kazanır ve yeteneğini geliştirir.Bu kazanımlar zaman içinde onun bütün yaşamını iyileştirir ve güzelleştirir.İyi bir tenisçi olmak iyi bir hayata sahip olmakla eş anlamlıdır ve bu açıdan bakınca tenis oynama becerisi bir altın bileziktir.Elbette bedeller ödemek ve ustalaşmak için müthiş bir çaba göstermek gerekecektir ama unutmayalım ki HAYAT CESURLARI SEVER.

7 Ocak 2013 Pazartesi

FARKINDALIK:HAYATIN ANAHTARI

Kendini yönetebilen dünyayı yönetebilir. PLATO
Meditasyonun birinci dersi:İnsan zihni karanlık bir odada yüzlerce akrep tarafından sokularak sağa sola zıplayan bir maymuna benzer,sürekli bir düşünceden diğerine geçiş yapar. Yoga bedensel ve zihinsel öğretileri kapsayan iki bölümden oluşur.İkincisi ağırlıklı olarak farkındalıkla ilgilidir. Düşüncelerin duyguları,duyguların da davranışları tetiklediğini biliyoruz. Bu veriler düşünce kontrolünün hem günlük yaşamda hem teniste ne kadar önemli olduğunu açıkça gösteriyor. 'ANTRENMAN KAMPI' isimli harika kitabında Jon Gordon kitabin yaşam bilgesi koçuna benzer şeyler söyletir.Ona göre bir şampiyonun en önemli uğraşı her an düşünce ve duygularının farkına varıp olumsuz olanları negatiften pozitife çevirmektir. Bize tavsiyesi bundan böyle bir içgörü geliştirip farkındalık yoluyla başarımızı her alanda bir üst seviyeye taşımamız.İşin güzel tarafıysa bunun,tüm başarılı metodlar gibi gibi gerçekten kolay ve basit bir yöntem olması.

6 Ocak 2013 Pazar

BÜYÜK OYUNCU KİMDİR

Büyük oyuncu yıllar boyu süren binlerce saat antrenmana dayanan kişidir.Yetenek aslında bir efsanedir ve ağır bir çalışma temposunu 10 yıl boyunca sürdürebilen herkes dünya çapında bir oyuncu olma hayalini gerçekleştirebilir.Profesyonel tenis antrenmanı günde 8 saattir ve bu yükü yıllarca taşımak elbette çok büyük bir kararlılık ve tenis aşkı ister.Ivan Lendl bu konuda en güzel örneklerden biridir.Takma adının''FİL''olmasının sebebi budur.Özetle bu işte ne kadar yük taşırsanız o kadar değerli olursunuz.