12 Şubat 2013 Salı

STRES KONTROLU İÇİN

Stres kontrolünü öğrenmenin en iyi yolu antrenmanda maçtaki stres ortamını yaratmaktır.Bunun için geliştirilmiş özel testler ve alıştırmalarbu amaçla kullanılabilir.

8 Şubat 2013 Cuma

HERKES YENİLEBİLİR

Kaybetmeyi kimse sevmez.Bu çok doğal.Laver :’Maç kaybettiğim zaman benden yorum istendiğinde,rakibim benden daha iyi oynadı ve kazandı derdim’ diye anlatıyor,’O zaman kimse bir şey diyemez’ ve ekliyor:’Evet kaybetmekten nefret ederim ama sonuçta kazanmak ve kaybetmek hayatın bir parçasıdır.’Herkesin yenilebilir olduğunu düşünmek size maçta psikolojik bir avantaj sağlar,en iyisi ise rakibin kim olduğunu unutup sadece topla ilgilenmektir(PLAY THE BALL)-Avustralyalılar bu sebepten bir zamanlar yenilmesi çok zor oyunculardı- nihayetinde Dünya bir numaranın bile kötü gününde maç kaybedebileceğini unutmayın. Hz Muhammed(S.A.V)in Adba isimli güzel bir devesi vardı ve onunla yarışlara katılıp her seferinde kazanırdıi.Bir gün Bedevinin biri tarafından geçilince Müslümanlar üzüldüler.O zaman orada bulunanlara:’Yenilmezlik sadece ALLAH’ın üzerine bir haktır ‘dedi.Sanırım bu konuda başka söze gerek yok.

7 Şubat 2013 Perşembe

BİR ŞAMPİYONUN EN ÖNEMLİ ÖZELLİĞİ.

Büyük şampiyon Jimmy Connors Wimbledon’un merkez kortunda finalde turnuvanın en önemli puanlarından birini oynamaya hazırlanıyordu.Servis için yerini aldı,topu birkaç kez zıplattı ve delici bakışlarıyla rakibini süzdü.Sonrası çok ani oldu.Attığı servis inanılmaz bir hızla tam köşeye çarparak sayıya dönüşmüştü.Rakibi’Buz Adam’takma adlı İsveçli Bjorn Borg bir an durdu ve hiçbir tepki göstermeden öbür köşeye yürüyüp sonraki puan için tekrar servis karşılama durumuna geçti.Mesaj açıktı:Maç daha bitmedi ve ben hala ayaktayım.Connors duraladı,gözlerinde belli belirsiz bir şaşkınlık ifadesi kısa bir süre için de olsa belirip kayboldu.Rakibini biraz olsun etkilemeyi ummuştu. Maçın sonunda kupa Borg’un ellerindeydi ve seyirciler ancak son puan oynanıp bittikten sonra onun bir tepki verdiğini gördüler.Tam o anda diz çöktü ve başını öne eğdi, galiba ağlıyordu. İşte tenisin insana kazandırdığı en büyük özelliklerden biri budur:Früstrasyon toleransı,yani hayal kırıklığına dayanıklılık.Bu, ayni zamanda bir şampiyonun en önemli özelliğidir:Yani Dünya yıkılsa umursamamak.Başka bir deyişle,en azından olaylara karşı tepkisiz kalıp duygularını belli etmemek.Bu,teniste de,günlük hayatta da sizi daima zor durumlardan kurtarır ve bütün ruhsal durum ve davranışlar gibi herkes tarafından öğrenilebilir.BAŞINIZA GELEN ÖNEMLİ OLABİLİR AMA BUNDAN DAHA ÖNEMLİSİ OLAN BİTENE NASIL TEPKİ VERDİĞİNİZDİR.

6 Şubat 2013 Çarşamba

YETENEK BİR EFSANE Mİ?

Sıçrama isimli kitabın yazarı Matthew Syed'e göre: Evet.Ödüllü gazateci ve Olimpiyat madalyalı sporcu yazar sırf sahada değil ,genelde hayatta nasıl davrandığımızı inceliyor.En son araştırmalar ve örnek olayların ışığında ,yetenek,performans ve zeka konusundaki efsaneleri yerle bir ediyor. Herşey, ustalığa giden yolun on bin saatlik bir emek gerektirdiğini gösteriyor.Bollettieri'ye göre uzmanlaşmak için çaba göstermek ve gelişime açık bir zihne sahip olmak gerekir.Akademiye gelen öğrencilerin başarısı,onların zihin yapısının değişmesinin sonucudur.En iyilerin farkı,çok çalışmadan,müthiş bir disipline sahip olmadan ve yaptıklarının sorumluluğunu almadan başarılı olamayacaklarını anlamış olmalarıdır.

4 Şubat 2013 Pazartesi

ROLAND GARROS ŞAMPİYONU OLAN TÜRK

1956 Massachusetts doğumlu Ferdi Taygan Türk asıllı bir tenisçidir.O zamanki adıyla İstanbul Enternasyonal Turnuvasında teklerde final oynadı.Ama esas başarıyı çiftlerde göstermiştir.Partneri Sherwood Stewart ile 19 şampiyonluk kazanmıştır.1982 French Open şampiyonu olmuş ve çiftlerde Dünya 1 numaraya ulaşmıştır.

2 Şubat 2013 Cumartesi

HİÇBiR ŞEY İŞE YARAMADIĞI ZAMAN NE YAPMALI?

Rod Laver dünya çapında üne kavuştuktan sonra bir dönem çok maç kaybetmeye başlar ve çareyi ,çok şeyini borçlu olduğu ilk koçu Charlie Hollis’e danışarak bulmaya karar verir . Bu amaçla Avustralya’ya döner. Birlikte eski günlerdeki gibi sabah beşte kalkıp antrenmana başlarlar.Gerisini Laver anlatsın:’ Daha yeni başlamıştık ki Charlie durdu ve bana boyumu sordu.(1,60 tan biraz uzun)Senin boyunda oyuncular çok spin kullanmak zorundadır Rodney’ dedi. Bunu unutursan maç kazanamazsın ,en önemsilisi eğer bir şeyler ters gidiyorsa daima öğrendiğin temel kuralları tekrar hatırla.’Sonrası malum,Laver parlak günlerine geri döner.Bazen bir oyuncunuz temel kuralları unutup benzer sorunlar yaşayabilir. (Şu anda bu satırları yazmamın sebebi) O zaman yapmanız gereken ona, bunları tekrar hatılatmaktır .Aslında en önemli insanca hatalardan biri unutmaktır ve insanlar bunu bilmezler. Bu da başka bir yazı konusu.

1 Şubat 2013 Cuma

HAYATIN BEŞ ALANI VE TENİS

‘Keskin Kenar’ isimli kitabında Jeff Olson önem sırasına göre hayatın beş alanından bahseder.Bunlar:1.sağlık 2.kişisel gelişim 3.ilişkiler 4.para 5.hayata anlam katmak başlıkları altında kitapta incelenir. Tenisin bu alanlarda ne katkı sağlayabileceğine bir bakalım: SAĞLIK: Tenisle uğraşan insanların diğerlerine göre hem sağlık hem form bakımından genel olarak daha iyi durumda oldukları bilinen bir gerçektir. Aslında bu konuda fazla söze gerek yok. KİŞİSEL GELİŞİM: Özellikle çocukların sosyal davranışı öğrenmeleri için bir tenis kulübü mükemmel bir ortamdır. Tenis gençlerin zihinsel fiziksel ve duygusal gelişimlerine büyük katkı sağlar. İLİŞKİLER : Bir tenis kulübü gençler için iyi bir arkadaşlık ortamı ,yetişkinler için ise sosyalleşme ve iş ilişkileri kurma imkanı sağlar, iyi bir çevrede yaşayan gelir ve eğitim düzeyi yüksek insanlar birlikte daha iyi bir yaşam kalitesi yakalarlar. PARA: Tenis profesyonel bir spordur. Bu, işin içindeki herkesin para kazanması için fırsat yaratır .Hakem, oyuncu, antrenör hatta top toplayan çocuklar için dahi… Başarılı gençler eğitimleri için üniversite bursu bulurlar .(Benim de bui konuda pek çok öğrenciye katkım olduğu için kendimi çok mutlu hissediyorum.) Artık yurdumuzda pek çok insan hayatını tenisten kazanıyor. HAYATIN ANLAMI: Bir seminerde herkese yüz yıl sonra hatırlanmak için ne yapabilecekleri sorulmuş.(Keskin Kenardan) Bir an için Dünya çapında bir turnuvayı kazandığınızı düşünün, bu, adınızın tarihe geçmesi demektir. Böyle bir amaç uğruna onbinlerce insan olağanüstü çabayla yıllarını harcıyor. Zor ama imkansız değil. Yıldızları hedef alırsanız en azından ayı vurursunuz. Sonuç olarak tenisin herkese hayatın her alanında önemli avantaj sağladığını söyleyebiliriz.