16 Ağustos 2013 Cuma

NE TİP BİR OYUNCUSUNUZ? (AYDIN AKIMSAR İLE TENİS)

Dünya çapında bir tenisçi olmaya soyunmanın ne denli yourucu  bir iş olduğunu bilmeyen yoktur.En zor kısmı ise yıllarca süren bu antrenmanlar sırasında oyuncunun motivasyonunu ayakta tutmaktır.Tenisçiler zaman zaman fizlolojik ve psikolojik baskı altında kırılma noktasına gelir ve yaptıkları işi sorgulamaya başlarlar.Bir çoğu işi sürdüremez ya da vazgeçer.Böyle zamanlarda oyuncularıma hep ,hayatta yapılan hiç bir çalışmanın boşa gitmeyeceğini söyler ve çalışma odaklı olmalarını öğütlerim.Başarı odaklı yaklaşım kısa dönemde olası yenilgiler sebebiyle ,büyük ihtimalle hayal kırıklığına sebep olacaktır.Bir şampiyon, binlerce saat antrenman yapmış ve her yıl onlarca turnuva oynamış tenisçiler arasından ,çok sert bir rekabet ortamında  yetişir.Bu yüzden ancak  uzun vadeli düşünmek ve çalışma odaklı olmak sonuç verebilir.Burada antrenöre düşen görev antrenmanda ve maçta oyuncunun başarıdan ziyade çalışmasını övmektir.Bunun en iyi örneklerinden biri bu konudaki model alınması gereken tutumuyla Bollettieri dir.Matthew Syed Sıçrama adlı kitabında onun antrenmandaki örnek tutumunu uzun uzun anlatıyor.Daima kendinize şunu sorun:Çalışma odaklı mısınız yoksa başarı odaklı mı?Bu zor maratonda başarılı olmak için ne gerektiğini artık biliyorsunuz  KORTTA 40 YIL UYGULAMASI İÇİN DOKUNUN         .kortta40yil@gmail.com

15 Ağustos 2013 Perşembe

BİR BİLİMSEL GERÇEK

Tüm rahatsız edici duyguların ortaya çıkış sebebi bizim gerginliğimizdir.Rahatlamak gerginliği, dolayısıyla verebileceğimiz olası olumsuz tepkileri yokeder.Kaslar tamamen gevşekken insan, korku ,öfke,kaygı ve güvensizlik hissedemez.Bu gerçek bilimsel deneylerle kanıtlanmıştır.Fiziksel durumla  psikolojik durum tamamen birbirine paralel seyreder.Kasların rahatlamasıyla zihin de rahatlar.Daha önce bu blogda yayınladığım  zihinsel antrenman programının  otojenik çalışmalar bölümündeki uygulamalar bu konuda size çok yardımcı olacaktır.                                                                                                     kortta40yil@gmail.com

14 Ağustos 2013 Çarşamba

SHARAPOVA NEDEN BAĞIRIYOR?

Yıllardır çok insanın merak ettiği bir konu bu aslında.Ancak şimdiye kadar bu soruya tatmin edici bir cevap verilememişti. Bunu yapan başka oyuncular da var,örneğin Azarenka.Sonunda bununla ilgili bilimsel bir açıklama bulabildim.Maxwell Maltz 1968 de yazdığı muhteşem kitabı'Mutluluk Bir Alışkanlıktır'da bir araştırma sonucundan bahsediyor.Buna göre bir performans sırasında bağırmak gücü %15 arttırıyor.Oyuncular arasında çok minimal farkların olduğu zirve yarışında, bu,hiçte azınsanmayacak bir avantaj sağlar şüphesiz.Zaten hiç bir zaman bunu boşuna yaptığını düşünmemiştim.Bu bilgiye ulaşınca hemen uzak doğu dövüş sanatlarında kırış yaparken ustaların nasıl bağırdıklarını anımsadım.Belki de söz konusu araştırmanın da çıkış noktası budur.Ne de olsa geriye doğru düşünmek ve yaşam bilgeliği öğretisinden ders almak, muhakkak  hepimizin yaşamını mükemmelleştirecektir.                                           kortta40yil@gmail.com

13 Ağustos 2013 Salı

MERHABA


Tenise olan ilgi her geçen gün çığ gibi artıyor,hergün heryerde yeni kulüpler açılıyor.Bu oyuna gönül vermiş biri olarak kortta geçirdiğim 40+ yılda öğrendiklerimi sizlerle paylaşmak istedim.
Pekçok başarılı tenisçi ve antrenör yetiştirmiş biri olarak bunu kendime görev edindim.Umarım beğenir ve yararlanırsınız.
Aydın AKIMSAR

http://www.facebook.com/groups/herkesicintenis/?bookmark_t=group
İLETİŞİM İÇİN: kortta40yil@gmail.com